ÖZEL DERS VERİLİR

0 507 0801480 
YAZILILAR GARANTİ
REKLAM VEREBİLİRSİNİZ

    • ZİRVEYE AÇILAN PENCERE
    • ZİRVELERE TIRMANMAK İÇİN...
    • ZAMANI YAKALAYAN PENCERE
    • DEĞERLENDİRMEK İÇİN...
    • KİTAP İLE OLMAK
    • YENİ UFUKLARA AÇILMAK İÇİN
    • BAŞARMAK
    • MUTLU OLMAK İÇİN...
    • SEVMEK VE SEVİLMEK
    • PAYLAŞMAK İÇİN...
    • SANATLA AÇILAN PENCERE
    • GÜZELLİK İÇİN...
    • KEŞFE AÇIK BİR PENCERE
    • YENİ BİR DÜNYA İÇİN...
    • FARKLI
    • BAKMAK VE ONDAN ÖTE GÖRMEK İÇİN...
    • BİR KÖPRÜ...
    • BERABER OLMAK İÇİN...
    • KİTAP İLE SEYAHATLERE ÇIKALIM...
    • DÜNYA KÜÇÜLÜR BİZLER İÇİN...
    • MERAK ETTİKLERİMİZ
    • SORULARIN CEVAPLARI İÇİN
    • ÇAĞIRIR..
    • USANMADAN YAPMAK İÇİN...
    • ÇOCUKLA
    • ÇOCUK İÇİN...

ANASAYFA

 
  ÇİZELGEYİ İNDİR- KENDİNİ GELİŞTİR...
  HAYDİ İŞ BAŞINA!
Arşiv >>  
HAYDİ KENDİNİ DENE...




AKIL OYUNLARI İÇİN TIKLAYINIZ



HAYDİ OYUN OYNAYALIM...




 

OKUMA SEFERBERLİĞİNE

VAR  MISIN?

 

İSTEDİĞİN  ZAMAN, İSTEDİĞİN  KİTABI

AL!

OKU!

GETİR!

 

OKUMADIĞIN KİTAPLARI OKUNMASI İÇİN GETİREBİLİRSİN!

 LÜTFEN  ULAŞIN

 

 

ÜÇ SORU

 

   Bir zamanlar bir kralın aklına şu düşünce geldi: Üç sorunun cevabını bilsem,  başarıdan başarıya koşarım. Kralın cevabını bilmek istediği bu üç soru şunlardı:

1- Bir iş için en iyi zaman nedir?

2- En önemli insanlar kimlerdir?

3- Her zaman yapılacak en iyi şey nedir?

   Sarayındaki bilge kişilere soran kral, her birinin bu sorulara farklı cevaplar verdiğini gördü. Yakındaki bir köyde münzevi bir hayat yaşayan bilge  kişiye sormaya karar verdi. Ne var ki bu münzevi saray erkânına konuşmaz,  sıradan, basit insanlarla konuşurmuş.

   Bu nedenle kral köylü kılığına girerek ve saraydan çıkmış münzevinin köyüne  gitmiş. Kral geldiğinde münzevi çiçek dikmeye hazırlık yapıyor, bahçeyi  çapalıyormuş. Kral gelmiş sorularını sormuş, ama münzevi ona cevap vereceği  yerde işini yapmaya devam etmiş. Kral bahçeye yardım etmek istemiş, kolları sıvamış bir süre o da bahçeyi kazmaya yardım etmiş. Bir süre çapaladıktan sonra  bahçeyi, kral sorularını yeniden sormuş.

   Münzevi cevap vermeye vakit bulamadan ormandan karnından yaralanmış bir adam  çıkmış, yarası fena halde kanıyormuş. Münzevinin yardımıyla kral bu adama yardım  etmiş, yaralarını temizlemiş, sarmış, yatağa yatırmış. Vakit çok geç olduğu için  o akşam münzevinin evinde kalmışlar.

   Ertesi sabah yaralı adam daha iyi imiş, ama kralın kendisine yardım  etmesinden kuşku duyuyormuş, içi rahat değilmiş. Nihayet yaralı adam itiraf  etmiş: “Sizin kral olduğunuzu biliyorum. Siz benim büyük biraderimin malını mülkünü elinden aldınız ve onu idam ettirdiniz. Ben sizi öldürmek için geldim.  Ormanda sizin muhafızlarınız beni tanıdılar ve yaraladılar. Şimdi burada siz  bana iyilik yaptınız, hayatımı kurtardınız. Bu iyiliğinizi unutamam. Bu durumda  huzurunuzda size bağlılık sözü veriyorum; sadık bir tebaanız olacağım. İzin  verirseniz gideyim.” Bunları söyledikten sonra adam gitmiş.

   Adam gittikten sonra kral münzeviye yeniden üç sorusunu sormuş. Münzevi,  senin tüm sorularının cevabı sana verildi, sadece farkında değilsin, demiş. Ve  açıklamış:

1- En önemli zaman şimdidir. Şu an bir şey yapabileceğimiz,  etkileyebileceğimiz yegâne zamandır.

2- En önemli insan, o anda beraber olduğun insandır.

3- Yapılacak en önemli şey beraber olduğun o insana iyilik yapmaktır.

 

 

Joshua Bell in Metro ( Metrodaki Kemancı )

      
 
      Soğuk bir Ocak sabahı bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır.Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur.Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, akışlamaz.

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır.

Sorgulanan şeyler;

sıradan bir yerde,
uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz?
Durup ondan keyif alıyor muyuz?
Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?

 

 



Üyelik Girişi
Saat
REKLAM VEREBİLİRSİNİZ
KİTAP YURDU

EĞİTİM SİTELERİ

Eğitim Siteleri

GÜNÜN KARİKATÜRÜ

 

GÜNÜN SÖZÜ

Eğitim, insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır.

Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret142844
2015-2016 3-C

  1. Düşünen insan, özgürlük ve bağımsızlık için her şeyi göze alır.
  2. Düşünen insan, birey olmaktan, kendi olmaktan, kendi özünü keşfedip yalnız kalmaktan çekinip korkmaz.
  3. Düşünen insan, ne olursa olsun, ezber ve taklitten olabildiğince kaçınıp uzak durur.
  4. Düşünen insanın en önemli özelliklerinden biri de değişime açık olmasıdır.
  5. Düşünen insan, dayanışma ve yardımlaşmayı her zaman ön plana alır.
  6. Düşünen insan diline olabildiğince önem verir. O bilir ki, insan dilinin ucundadır.
  7. Düşünen insan, eleştirel aklı her zaman, her yerde önder edinir.
  8. Düşünen insan, sadece kendi yaşadıklarından değil, başkalarının tecrübelerinden de yararlanır.
  9. Düşünen insan, dinlemesini bilen insandır.
  10. Düşünen insan, küçük ve sade şeylerden keyif almasını bilir.